Bu çıkışın dönüşü olmayabilir: Grexit



Yunanistan 1 Ocak 1981 tarihinde Avrupa Birliği’nin kapısından giriş yaparken, kimse yıllar sonra başlarına neler gelebileceğini öngöremezdi. O dönem AB’ye giren en fakir ülkeydi, adeta bir Avrupa mucizesiydi, şimdilerde ise AB’nin en büyük baş ağrısı. Yunanistan tarihini AB öncesi ve AB sonrası olarak ayıranlar artık sayfalara yeni bir bölüm açmalı: Avrodan çıkış ve sonrası.
Hikâye çok bilindik, o yüzden tekrara lüzum yok, özetleyelim. Başta Avrupalı liderler olmak üzere siyasilerin, uluslararası piyasaların kanaat önderlerinin önünde, yıllarca kendisine ait olmayan bir parayı harcayan, AB’nin parasal kaynaklarını bol keseden saçarak, pek çok gelişmiş ekonomide olmayan yükseklikte memur ve emekli maaşları dağıtan, sonra bu har vurup harman savurma hali ortaya çıkmasın diye rakamlarla oynayan bir ülke var. Ülkenin borçlarının yönetimi ve kontrolü için oluşturulan Troyka ile Yunanistan arasında adeta bir tenis maçı var, top bir Yunan hükümetinin tarafında bir Troyka tarafında. Aslında, gelinen noktada Yunan siyasilerinin çok da fazla tercihi yapma durumu ve manevra kabiliyeti artık kalmadı. Yol haritası belli, yapılacaklar listesi de... Ancak, gerek ülke kamuoyunun yeterince ve iyi hazırlanmaması ve gerekse siyasilerin geleceğe yönelik hesapları, bazı radikal adımların atılmasına mani oluyor. 
Son birkaç haftadır artık öyle ima ederek veya gizli kapaklı değil, ciddi ve açıktan Yunanistan’ın avrodan çıkışı tartışılıyor. Drahmiye dönme fikrinin destekçileri de artıyor. Hoş, bu tartışma Yunanistan’da krizin ilk baş gösterdiği zamandan bu yana yapılıyor ama o dönemki tartışma avrodan çıkışın daha uzak bir ihtimal olarak değerlendirilmesi üzerineydi. Zira, Yunanistan, Troyka’nın talepleri üzerine oluşturduğu acı reçeteyi uygulayamayacaksa, avrodan çıkarak drahmiye dönmesi kaçınılmaz olacak. Yani, bir anlamda Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Avro Bölgesi’nin uluslararası itibarı sarsılmasın diye Yunanistan’ı avroda tutmak için gösterdiği yoğun çabanın boşa çıkma ihtimali yükseliyor.
Öte yandan, Yunanistan için artık “borç yapılandırması” epeyce eskimiş bir ifade, şimdi gündemde daha güçlü şekilde seslendirilen avrodan çıkış var. Hatta bunun için son zamanlarda yeni bir kavram da üretilmiş: Grexit. Bu, “Greek euro exit”ten türetilmiş, Yunanistan’ın avrodan çıkışı anlamına gelen bir kelime
Tabii, bu süreç de en az Troyka’nın acı reçetesi kadar sancılı bir süreç getirecek. Kimilerine göre, daha ağır sonuçları bile olabilir. Yeni para birimiyle gelecek olan bir devalüasyon, varlıkların değer kaybetmesi, mevduat sahiplerinin kitlesel olarak bankalardan para transferi ve daha da ağırlaşacak bir yoksullaşma. Durumu kuramsal olarak değerlendirenler, bu çıkıştan AB’nin geri kalanının da büyük zarar göreceğini, avrodan çıkışın anlaşılmasıyla birlikte yeni paranın piyasaya sürülmeden aşırı şekilde devalüe olacağını ifade ediyor. 
Almanya’nın önde gelen ekonomik düşünce kuruluşlarından IFO Başkanı Hans-Werner Sinn ise, geçen hafta Avro Bölgesi’nden ayrılmanın Yunanistan’ın çıkarına olduğunu, çünkü Yunanistan’ın rekabet gücünü ve refahını ancak bu şekilde geri kazanabileceğini söyledi ve hatta ekledi: AB-IMF’den alınacak yardım ülkenin bankacılık sistemini yeniden sermayelendirmeye ve drahmiye dönüş için kullanılmalı.
Bu arada, bankalar, kurumlar, döviz şirketleri ve yatırımcılar avrodan drahmiye dönüş için gerekli ön hazırlıkları yapmaya başlamış bile. Özellikle bankaların, drahmi, avro, dolar ve diğer para birimleriyle ilgili deneme çalışmaları yaptıkları biliniyor. Dünyanın bankalararası en büyük döviz alım-satım şirketlerinden ICAP Plc. Yunanistan’ın drahmiye dönmesiyle ilgili hazırlık yapıyor. Şirket, drahminin, avro ve dolar karşılığında alım-satımına izin verecek sistemleri deniyor şu sıralarda. Bunun sebebi, de, bir ülkenin avrodan ayrılması halinde neler olabileceğiyle ilgili bankaların endişeleri. Bunun yanı sıra, avronun dağılmasına hazırlıklı olmak amacıyla bankaların stres testleri gerçekleştirdiği de gelen bilgiler arasında. Panik havasına hazırlık yapanlar arasında İngiliz Bankacılık Denetleme Kurumu da var. İngiliz bankalarına avrodan çıkması muhtemel ülkelerle ilgili acil durum planları yaptırılıyor.
Stres testleri sadece drahmi ile sınırlı değil, İtalyan Lireti, Portekiz Eskudosu üzerinden de borsada alım satım yapmaya yönelik bazı bankaların hazırlık içinde olduğu belirtiliyor. Durum nereden bakarsanız bakın hayli iç karartıcı.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder