Mayıs 2009 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mayıs 2009 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Vodafone iPhone rövanşını Storm’la alacak

Teknolojideki yenilikler, şirketleri yeni pazarlama arayışlarına yönlendirirken rekabeti de kızıştırıyor. Bu da son yıllarda en fazla GSM ve cep telefonu pazarında hissedilir oldu. Yeni nesil akıllı cihazlar barındırdıkları özellikler gereği yaygın olarak iş dünyası ve profesyoneller tarafından tercih ediliyor. Telefon üreticileri ile GSM operatörleri arasında yapılan özel anlaşmalar birini bir adım öne çıkarırken, diğerini bir adım geride bırakabiliyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri tüm dünyaya salgın gibi yayılan iPhone ile yaşandı. Vodafone, iPhone ile yaptığı satış anlaşması kapsamında bu ürünü Türkiye’de satışa sunacak ilk operatör olacaktı. Ancak Vodafone bu avantajına rağmen ürünü Türkiye’ye getirmekte geç kalınca, Turkcell ile aynı anda pazara sundu, Turkcell kampanyaları ile Vodafone’nun önüne geçti. Şimdi ise benzer bir durum yine Türkiye’de Blackberry Storm ile yaşanıyor.

Turkcell sessizliğini koruyor


Bu kez Vodafone Türkiye, elini çabuk tuttu ve herkesten önce Blackberry Storm’un tanıtımını yaptı, fiyatlarını açıkladı ve geçen hafta reklamları yayınlanmaya başladı. Dokunmatik ekranlı telefon yarışına katılan Blackberry, Blackberry Storm modeli ile piyasa çıktı ve dünya genelinde Vodafone ile yaptığı özel anlaşma gereği Türkiye’de de pazara Vodafone ile girdi. Arkasından Avea da, Blackberry Storm reklamlarına başladı. 8 hazirana kadar geçerli olmak üzere başvuru taleplerini almaya başladı. Avea’nın sunduğu kampanyaya göre, ön başvuru yapan ilk 1000 kişiye altı ay internet ücretsiz. Söylenenlere göre, Avea 4 hazirandan itibaren ürünü abonelerine sunmaya başlayacakmış. iPhone’da Vodafone’a karşı rekabeti kazanan Turkcell ise, Blackberry Storm konusunda sessizliğini koruyor. Turkcell’in henüz Blackberry Storm ile ilgili herhangi bir reklamı ya da duyurusu yok.

Gelelim iddialara... Blackberry Storm fikrini ortaya atan ve RIM (Research in Motion) firmasına tasarlatan da Vodafone’muş. Bu arada, Kanadalı RIM firmasının kurucusu ve CEO’su Mike Lazaridis, yani bir anlamda Kanada’nın Bill Gates’i Mike Lazaridis, altı yaşında ailesi Kanada’ya göç eden İstanbul doğumlu bir Rum. Forbes’a göre dünyanın en çok kazanan CEO’ları listesinde. Söylenenlere göre, hala Türk vatandaşı, Türkiye’ye çok gelmek istiyor ancak asker kaçağı durumunda olduğu için gelemiyormuş. Dünya genelinde 25 milyon aktif kullanıcısı olan Blackberry’nin geçen yılki cirosu global bazda 11 milyar dolar. 27,5 milyar dolarlık bir marka değerine sahip. Blackberry servislerini verebilmek için operatörlerin şirketle bir anlaşma imzalaması gerekiyor. Türkiye’deki üç operatörün de anlaşması var.

Dünya genelinde Vodafone ile yapılan Blackberry Storm anlaşması, Türkiye’de de Vodafone’u Turkcell ve Avea’ya karşı öne geçirmiş durumda. Ancak, Avea’nın da bu ürünün reklamlarını yapıyor olması, kafalarda ürünü nasıl sağlayacak soruları yaratmış. Söylenenlere göre, reklam yapıyor olmasına rağmen Avea’nın durumu bu üründe net değil. Şu anda, elinde bu cihaza sahip olan tek operatör Vodafone. Diğer yandan, Turkcell tarafının ise Blackberry’nin yazılım tarafında sorunlar olduğu gerekçesiyle, sorunlar halledilmeden bu ürünle pazara girmek istemediği belirtiliyor. Yeni yazılımlar ise henüz operatörlere ulaştırılmamış. Fakat, Blackberry Bold’da da meydana gelen yazılım hatalarının giderildiği, şu anda bu konuda bir sorun yaşanmadığı ve Turkcell’in Storm’la piyasaya girene kadar zaman kazanmak için yazılım sorununu bahane ettiği kaydedilenler arasında... Şimdi gözler daha önce elindeki fırsatı avantaja çeviremeyen Vodafone’un bu kez Storm ile Turkcell karşısında avantaj sağlayıp sağlayamayacağında...

* * *
Ziraat’ten Yunan işadamlarına kredide pozitif ayrımcılık
Ziraat Bankası, şubat ayında Yunanistan’ın Atina ve Gümülcine kentlerinde birer şube açılışı gerçekleştirdi. Aslında Gümülcine’de şube açabilmek için Atina’da da bir şube açıldığı söyleniyordu. Batı Trakya Türklerinin, Pomakların ve Müslümaların en yoğun yaşadığı şehirlerden biri olan Gümülcine’deki şubenin açılış davetiyesi, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanmış, şehrin Yunanca Komotini olan adı sadece Gümülcine yazıldığı için kriz çıkmıştı. Yunan gazetelerinde, bankanın hedefinin ülkedeki Müslüman azınlığın kaynaklarını çekmek olduğu yazılmıştı. Ardından, Yunanistan’da iş yapan Türk işadamlarının Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar’a, Ziraat’in Yunanistan’daki şubelerinden kredi alamadıkları yönünde şikâyette bulundukları kulağımıza gelmişti. Çağlar, işadamlarının bu sitemi üzerine, kredi vermediklerini, mevduat topladıklarını söylemiş, “İki yıl siz bizi idare edeceksiniz, sonra biz size destek olacağız” demişti. Ancak, Batı Trakyalılar pek öyle demiyor. Bankanın Gümülcine şubesi, Avrupa’da bankaların kredi musluklarını kapattığı bu dönemde Yunanlı işadamlarına kolaylıkla kredi veriyormuş, Türk işadamları ise kapıdan dönüyormuş. Bu akla hemen, Ziraat Bankası, Yunanistan’da işadamlarına pozitif ayrımcılık mı yapıyor sorusunu akla getirdi..

* * *
İngiliz Next Türkiye’deki faaliyetlerini askıya aldı
Üretim kalitesi, coğrafi yakınlık, yenilikçilik gibi özellikleri ile Türk tekstil ve hazırgiyim sektörü, yıllar içinde İngiliz satın almacılar için önemli bir cazibe merkezi oldu. Daha önce Uzakdoğu ülkelerinden satın alma yapan bu şirketler, Türkiye’yi tercih etmeye başladı. Birçok şirket Türkiye’nin sağladığı bu avantajları görerek, burada ofisler açtı. Ancak, tüm dünyayı sarsan krizin etkisi finans ve bankacılık sektörünün yanı sıra tekstilde de etkisini gösterdi. Dokuz yıldır Türkiye’de faaliyette olan İngiltere’nin köklü hazırgiyim firmalarından Next, Türkiye’deki işlerini askıya alıyor. Next, Türkiye’de yılda 350 milyon dolarlık üretim yaptırıyor. Next’e Türkiye’de üretim yapan en büyük üreticilerden biri ise Colins. 350 kişilik Türkiye ofisinden şu ana kadar 180 civarında kişiyi işten çıkardı. Firmanın çalışan sayısını 40’a kadar düşüreceği belirtiliyor. Şirket, şu anda teminatlarla ilgili sıkıntılar nedeniyle bazı çalışanlarıyla da mahkemeleri olmuş. Next, Türkiye’den yaptığı alımları ise Pakistan ve Mısır’a kaydırmış durumda.

Afiş değişti Zapsu ilaç satma sevdasından vazgeçmedi

Zapsu ailesi, kamuoyunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eski danışmanı, bir dönem AKP Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesi Cüneyd Zapsu ile tanınır. Bir de, 1995’te ‘toptan fiyatına perakende satış’ sloganıyla kurulan ve önemli bir pazar payına ulaşınca Topbaş ailesine satılan BİM market zinciriyle... Zapsu ailesinin sahibi olduğu Azizler Holding, perakende alanında en büyük atağını BİM market zinciriyle yaptı. Bu şirketteki payını karlı bir şekilde sattıktan sonra indirim mağazacılığı modelini Evdi, Tedi ve For You ile ev ürünleri, tekstil ve kozmetik alanına taşıdı. Son olarak A101 mağazaları ile BİM’e rakip olarak tekrar gıda sektörüne giriş yaptı.

29 Mart yerel seçimlerinin hemen ardından Zapsu ailesinin ismi, yaptığı atakla yeniden gündeme geldi. Onları gündeme taşıyan ise For You mağazalarına astıkları “Drugstore For You çok yakında yeniden geliyor” pankartları oldu. Ancak, bu isim, hem eczacıların tepkisine yol açtı hem de mevzuat engeline takıldı. Sağlık Bakanlığı’nın gönderdiği uyarı ile ‘For You Drugstore’ ismi ‘For You Extra’ olarak değiştirildi. Afişlerdeki drugstore ibaresinin üzeri kapatıldı, extra yapıldı. İsim engeli böyle aşıldı ama konseptte değişiklik yok.

Ağırlıklı olarak kişisel bakım ve kozmetik ürünleri satan For You’ların zamanla ürün portföyü genişletilmiş, temizlik ve gıda maddeleri de satılmaya başlamıştı. Şimdi bu ürün gamına reçetesiz satılan ilaçlar, vitaminler, öksürük pastilleri de eklenecek. Yeni konseptin yüzde 30’unu bu ürünler oluşturacak. For You’nun internet sitesinde reçetesiz olarak hangi ürünlerin satılacağı ilan edilmiş bile. Ayrıca, daha çok ara sokaklarda bulunan mağazalar da artık For You Extra adıyla ana caddelere, daha işlek yollara taşınıyor.


Reçetesiz ilacın yolu açılacak mı?


Drugstore, ABD başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde eczacısız ve reçetesiz ilaç satışının yapıldığı mağazalara verilen isim. Türkiye’de mevcut yasalar, ilacın eczaneler dışında satılmasını yasaklıyor. Eczane dışında ve eczacı olmadan ilaç satışı yapılamıyor. Hatta bir süre önce eczanelerle ilgili hazırlanan yasa tasarısının zincir eczane oluşumuna fırsat vereceğini belirten eczacılar sert tepki göstermişti. Söz konusu tasarıyla eczacı ortaklığı getirilmesi amaçlanıyordu. Böylece büyük sermaye sahibi kişi ve kuruluşlara alışveriş merkezlerinden sokak aralarına kadar pek çok yerde eczane açma fırsatı tanınıyordu. Bu durum zincir eczane sahibi şirketlerle rekabet etmesinin imkânsız olduğunu savunan eczacıların tepkisine neden olmuştu. Aralık 2008’de Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın hükümetin bu yönde girişiminin bulunmadığını açıklamasıyla tartışmalar sona ermişti.

Bu tür bir oluşum için hazırlık yapan Zapsu’ların drugstore hayali yasa değişikiliği yapılmadığı için Sağlık Bakanlığı’na takılmış oldu. Bu arada, küresel krizin etkilerinin hissedilmeye başladığı 2008 ortalarından sonra küçülmek zorunda kalan For You, 100 civarında mağazasını kapatmak zorunda kaldı. Şirketin hâkim ortağı Zapsu ailesi, ancak şirkette krizden olumsuz etkilenen ve birkaç kez ABD Hükümeti tarafından kurtarılan ABD’li sigorta şirketi AIG’nin yüzde 30,5, Hüsnü Özyeğin’in sahibi olduğu Fiba Holding şirketlerinin ise yüzde 20 hissesi var. Aziz Zapsu, şimdi bu hisseleri de devralıyor. Bu arada internet sitesinde For You mağazalarının ana hissedarı olarak gözüken Sevenoaks Finance Holding, vergi cenneti Cayman Adaları’na kayıtlı. AIG’nin içinde bulunduğu zor durumun For You mağazalarını da olumsuz etkilediği belirtiliyor. Bu yıl yeni mağaza açılmayacak, yeni konsepte odaklanılacak. Diğer taraftan büyüme planını sekteye uğratan en önemli etkenin marketlerde ilaç satışının önünü açacak yasal düzenlemelerin bir türlü yapılamamış olması da konuşuluyor. Zapsular, göz göre göre yasaları bu kadar çiğnediğine göre birşeylerin kokusunu almış olabilir mi?


* * *

Gayrımenkulde ‘bölgesel marka’ olan kazanıyor
Gayrımenkul sektöründe proje geliştiriciliği git gide önem kazanırken, proje yapmak için uygun arsaların giderek azaldığı İstanbul’da bölgesel markalaşmayı sağlayanlar avantaj yakalıyor. Demir çelik sektörünün eski firmalarından Efesan Grubu’nun kurduğu Efektif Gayrımenkul, 40 yıldır takip ettiği, arsa topladığı ve 23 milyon dolarlık arsa stokuna ulaştığı Kâğıthane’de yeni projeler peşinde. Efesan Grubu, bir dönem Şişecam’dan 80,5 milyon dolara Ferro Döküm’ü satın almasıyla adını duyurmuştu. İstanbul’da neredeyse sadece Kâğıthane’de konumlanan Efektif Gayrımenkul, bundan sonraki projelerinde de yine bu bölgede konumlanmayı planlıyor. Şirket, ilk projesine başlamadan önce altı ay süren ve 4000 kişiyle nasıl bir konut istedikleri sorulan kapsamlı bir araştırma yaptırmış.


İnşaatın özel terzisiyiz


İstanbul’un en önemli kentsel dönüşüm bölgelerinden Kâğıthane’de yer alan gecekondu arsalarını da birleştirerek yeni projeler yapmayı hedefleyen şirket, her büyüklükte arsa ile ilgileniyor. İstanbul Sadabad ve Cendere Vadisi projelerinin hemen yayında yer alan bölgede üç bloktan oluşan bir proje yaptıklarını söyleyen Efektif Gayrimenkul Genel Müdürü Cem Dolunay, projede mimar Han Tümertekin ile çalıştıklarını belirtti. 2010’un sonlarında bitmesi planlanan yeni bir projeye başladıklarını kaydeden Dolunay, 2015’e kadar 3-5 projeyi rahatlıkla yapacaklarını belirtti. Dolunay, “Cendere ve Sadabad projeleri hayata geçince, Kağıthane İstanbul’un en lüks bölgelerinden biri haline gelecek. Burada, bir de Metrocity benzeri bir alışveriş merkezi ve residence projesi düşünüyoruz. Bildiğimiz bir bölgede iş yaptığımız için avantajlıyız. İnşaatın özel terzisi gibiyiz, tamamen butik işler yapıyoruz” dedi. Kâğıthane bölgesinde marka olmaya başlayan şirkete taleplerin de arttığını söyleyen Dolunay, “Burada arsası olanlar birlikte proje yapalım diye bize gelmeye başladı. Avrupa’dan da ortaklık teklifleri geliyor ancak şu anda düşünmüyoruz” dedi.


Maliyetler arttı fiyatlar düştü


Sektörde şu anda en iyimser tahminde 40-50 bin konut stoku bulunduğunu kaydeden Dolunay, şöyle konuştu: “Sektör 2008’in başından itibaren durdu. Demir çelikçi olduğumuz için satışlardan biliyoruz. İnşaat maliyetlerinde bir tek betonun fiyatı düştü o da yüzde 3-5. Demir TL bazında yüzde 15-20 yukarda. İnce inşaat malzemeleri dolar bazlı olduğu için yüzde 35-40 arttı. Metrekare maliyetlerinde yüzde 15-20 artış var fiyatlarda ise yüzde 20-25 düşüş var. Sektörde kontrolsüz büyüyenler var. Önemli olan bu dönemde projelerin sattığını görmek. Projeleri bitirmek değil satmak önemli. 2010’da sektörde iyi rüzgârlar esmeye başlar.”